SONBAHAR ESİNTİSİ 11. BÖLÜM

” KARŞILIKSIZ AŞKLAR ”

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor

Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Paul Mauriat – Toccata

Hye Jin için dünya tam da istediği gibi ilerliyordu. İşinde iyiydi. Ailesi ve dostları ile rahat bir hayatı  vardı ve çok sevdiği patronu   Lee Wong ona kur yapıyordu. Daha ne isteyebilirdi ki . Şirkette geçirdiği onca zamandan sonra artık bu adamın ona şık olmasının vakti gelmişte  geçiyordu. Şimdiler de Young Jae’ nin durmadan karşısına geçip sırnaşmasından hoşnutsuz olsa da Lee Wong  onu kıskanıp sonunda cesaretli davranmaya başlamıştı.  Bu yüzden Young Jae ‘ye eskisi gibi kızamıyordu tabi onu kullandığını düşündüğü için ara sıra vicdanı sızlıyordu fakat çabuk toparlanıp o çapkın bozuntusu serseriyi her zaman red ettiğini söyleyerek vicdanını rahatlatıyordu.  Hye Jin,  Lee Wong  ‘ a aşık değildi  ama ondan çok hoşlanıyordu . Jon Won’ dan sonra beğendiği ilk adam  Lee Wong  olmuştu. Yakışıklı , sorumluluk sahibi , her zaman güvenebileceği dürüst biri. Hye Jin için bu adam gerekli olan bütün özellikleri kendisinde barındırıyordu.  Ona yakın olmak için işlerin başına geçen Young Jae ile devamlı toplantılarda ve ofis de karşılaşmak hiç istemediği bir durum olsa da bu hafta üç kere yemeğe çıkmasını bu adama borçluydu. Yoksa Lee  Wong  ‘un buna bir türlü cesaret etmeyeceğinden emindi. Ne de olsa Lee  Wong , Young Jae gibi pervasız bir kazanovo değildi. Bu kadar rahat davranmasını beklemek haksızlık olurdu.  Hye Jin’ in aklından  Lee Wong ’ un sırf çapkın patronun elde edemediği , peşinde koştuğu kızı elde eden adam olmak için böyle davrandığına dair işittiği dedikodular gerçek dışı iftiralardı. Kıskançlıklarından uydurulmuş iftiralar.

*******************************************************************************

Young Jae şirkette çalışmaya kolay uyum sağladı . Herkes tarafından bir serseri olarak görülse de onun bilerek yaptığı bir tercihti bu . İstese en yetenekli iş adamı olabilirdi. Tae Jun da bunu bildiğinden,  onu devamlı bu konu da zorlamıyor muydu.   Young Jae bu işin eğitimini almıştı ama daha fazlası o bu iş için doğmuştu . Onun doğuştan sahip olduğu bu liderlik yeteneği Tae Jun da yoktu ya da iş konusunda ki sivri zeka .

İşi bahane edip uzun toplantılar geçirdikçe Hye Jin’ in etrafında başka birinin olduğunu da fark etti . Bir rakibi vardı hem de dişli biri.   Bir an için içini sızlatan kıskançlığa yenildi ve Lee Wong’ u odasına çağırdı. İş meselelerinden sonra adamın gözlerine kötü kalpli kahramanlar gibi bakarak ‘’ Hye Jin den uzak dur  ‘’ dedi.

Lee Wong önce hiç bir şey anlamamış gibi yaptı . ‘’Tabi ki iş ile  özel ilişkimizi karıştırmayız. Mesai saatlerinde  dikkatli olacağız’’  dedi sahte bir sırıtışla.

Young Jae ‘’ ben İşten bahsetmiyorum bunlar hiç umurumda değil. İş kuralları için değil . Onunla görüşmeni onunla yakın olmanı istemiyorum anladın mı beni. Yanına yaklaşma yoksa senin buradan gönderirim .’’

Lee Wong  ‘’ Ne yani beni kovmakla mı tehdit ediyorsunuz’’ dedi.

Young Jae ‘’  Sandığımdan zeki çıktın,  bravo bunu anlamak ne kadar zordu ki anca anladın. ‘’

Lee Wong’’  Özel hayatım beni ilgilendirir’’  dedi ve çıktı. Hye Jin’ e hemen olanları anlattı . Fırtına gibi  Young Jae’ nin odasına dalan Hye Jin ‘’ Sen ne yaptığını sanıyorsun’’  dedi. Ne hakla benim özel hayatıma karışıyorsun .’’

Young Jae onun nefret dolu gözleriyle karşılaştı . Kavga etmek dahi istemiyordu .Sinirden elerini sıkmaya başladı . Bu yumruk o adamın yüzünde patlamalıydı.  Hye Jin’ i görmezden gelerek hızla uzaklaştı.

**********************************************************

Young Jae  evde tek başına içiyordu. Filmlerdeki kötü adamlara dönmüştü . Neden ben kötü adam oldum ki?  Jön olmam gerekirdi dedi. Tae Jun onun bu halini görünce o da bir bardak aldı ve ona eşlik etti.  Tae Jun ile Young Jae dertleşti . Younga Jae’’  Onun benim dışımda başkasıyla mutlu olmasına razı olamam. ‘’ dedi . onu o sokakta gördüm ilk günden beri aklım fikrim hep o . ondan başkasını düşünemiyorum. onun için bir sürü şey yaptım ondan çok hoşlanıyorum neden bana inanmıyor neden ?  Tae Jun onu teselli etmek istedi ama söyleyecek bir şeyi de yoktu . Young Jae  o akşam bir karar aldı. Artık Hye Jin ‘i görmezlikten gelecekti. Onun için yaptığı onca şeye rağmen bu kadın onu hiçe sayıp gururunu kırmıştı. Şimdi onu hiçe sayma sırası Young Jae ‘deydi.

**************************************************************************

Classical – Mozart – 7th Symphony

Kavgalı oldukları halde birlikte çalışmak Hye Jin için çok büyük bir sorundu ve iş için yapılacak bu gezi de tam zamanını bulmuştu. Valizini alıp hava alanına giderken neden onunla ben gidiyorum neden bu şansız benim diye sitem ediyordu. Young Jae arabayı kalacakları otele sürerken yolda hiç konuşmadılar. İkisi de tripliydi.

Otele vardıklarında  Hye Jin’’  kesin otelde yeteri kadar oda yoktur , aynı yerde kalmak zorunda kalacağız ‘’ dedi alaycı bir şekilde filmlere gönderme yaparak Young Jae ‘ye bakıp bu numaraları yemezler der gibiydi. .

Young Jae ‘’ Onu da nerden çıkardın . Neden oda olmasın hem ben önceden rezervasyonları yaptırdım ‘’ dedi ve söyleyiş tarzı öylesine kibirliydi ki ve aynı  şekilde devam etti  ‘’ Ne o yoksa üzüldün mü . kusura bakma bu vücudu sana yem yapmaya hiç niyetim yok kötü niyetli kız ayyyşş diyerek odasına gitti. . Hye Jin şaşkın bir şekilde az önce söylediklerinden utanmıştı. Ama Young Jae ‘nin son söyledikleri utancını aldı yerine büyük bir öfke koydu.

Verimli bir toplantı geçirmişlerdi. Hye Jin , Young Jae ‘ yi dinlerken ona hayran kaldı . Bu adam bildiği adam mıydı yani o serseri şimdi nasılda dişli bir iş adamıydı . Gençliğine aldanıp onu kandırabileceğini düşünenlerle çok güzel baş etmişti. Sandığının aksine hiç bir şey bilmeyen biri değildi çok biliyordu ama öncelikle bekliyor, dinliyor, rakiplerini tartıyordu sonra en uygun zamanda bir cevher gibi açılıyor istediğini almadan bırakmıyordu. En zorlu durumlarda bile hep istediğini almasını başarıyordu. Aynı Hye Jin’ e söylediği gibi ben ne İstersem alırım .  Pişman olmaktansa her yolu denerim. İşte Young Jae böyle biriydi Hye Jin’ in tanıdığını sandığı adamdan çok farklı .

***************************************************************************

Hye jin şirkette zor günler geçiriyordu. Hazırladığı rapor hatalar barındırıyordu. Onun dikkatsizliği yüzünden şirket zarar edecekti. Bu durum anlaşılınca savunma yapması istendi. Onu Lee Wong bile kurtaramazdı artık. Young jae şirkete devamlı gelip orada çalışmaya başladığından beri sorumluluk sahibi biri haline gelmişti. Artık daha çok önemsiyordu yaptıklarını, işleri de oldukça iyi gidiyordu.  Onu tanıyanlar için bu durum son derece şaşırtıcıydı. Sanki iş söz konusu olunca bu adam bambaşka biri haline geliyordu. Tae Jun yıllardır hayalini kurduğu projeye odaklanmak istiyordu. Bu yüzden yatırım bölümündeki sorunla Young Jae ‘nin ilgilenmesini istedi. Eğer gerçekten suçluysa Hye Jin’ i kovmasını söyledi. Hye Jin ise elindeki taslaklara tekrar bakmıştı. Onları yeniden incelediğinde kendi elindeki taslakla son taslağın aynı olmadığını fark etti. Biri bunu değiştirmiş olmalıydı ama kim nasıl ? Sonra fark etti, bir tek kişi raporu görmüştü, son halini gözden geçirip teslim edecek olan kişi Lee Woog ‘tu.  Belli ki teslim etmeden önce istediği değişiklikleri yapmıştı. Hye Jin onun iyi niyetli olduğundan emindi. Besbelli daha iyi olacağını düşündüğü için düzeltmeler yapmıştı ama sonuç hüsrandı. Öngörülen rakamlarda ve yapılan maliyet hesaplamalarında bu kadar yanıltıcı sonuçlara ihtimal dahi vermemişti. Gözden kaçırdığı bu detaylar şimdi başına büyük bir iş açmıştı. Toplantı odasında Lee Wong ve Hye Jin , Young Jae ‘yi bekliyorlardı. Hye Jin bana söyleseydi keşke diye iç geçirdi. Bu kadar soruna  ve insanların beceriksizliği ile ilgili dedikodulara katlanıyordu. İşi tehlikedeydi. Hiç olmazsa samimi bir özrü hak ediyordu. Young Jae toplantıya gelmeden önce diğerleri ile konuşup Hye Jin ‘i ipten almıştı. Herkese de çalışanların cesaretlenmesi gerektiğini ve her hata yapana böyle yüklenilmemesi gerektiğiyle ilgili güzel bir nutuk çekti.  Tae Jun ‘un çalışanı kovmakla çözeceği sorunu kendine has ama zekice bir taktikle çözmüş ayrıca çalışanların gözünden mükemmel patron olmuştu. Tae Jun ‘u ikna etti. Raporları yeniden kendi hazırladı , ayrıca şimdiye kadar gerçekleşen zararların telafisi için birkaç tassaruf tedbiri ile maliyetleri kısmayı önerdi.  Hye Jin , Young Jae ‘nin yaptıklarına inanamıyordu. Ona teşekkür etmeye gittiğinde Young Jae sadece işini yaptığını ,şirketinin düşündüğünü son derece mesafeli bir şekilde belirti. Fakat Hye Jin durumun bundan farklı olduğunu biliyordu. Eğer öyle olsaydı ilk işi onu kovmak olurdu ama yapmamıştı. Young Jae’ nin yanından ayrıldıktan sonra o günkü toplantı geldi aklına.Lee Wong , Yooung Jae’ nin karşısında pişkince Hye Jin ‘in böyle hataları sıklıkla yaptığını mazur görmesi gerektiğini söylemişti. Hye Jin ne de yüzsüz diye iç geçirmişti. Oysa ona nasılda inanmıştı. Young jae hatalı olanın Lee Wong olduğunu biliyordu ama hiçbir şey söylemedi. Onun yerine Hye Jin ‘in çok yetenekli olduğuna inandığını söyleyerek adamın kıpkırmızı olan yüzünü izlemeyi tercih etti. Artık projenin başına Young Jae getirilmişti. Yurt içindeki yeni yatırım projelerinden o sorumlu olacaktı. Bu da sürekli Hye Jin ile çalışması demekti

*****************************************************************************

Kim Mun ile yapılan uzun toplantılar Tae Jun ile ilgili dedikodulara yol açmıştı.  Herkes gibi Hae Min de duymuştu dedikoduları. Hae Min,  Young Jae ile çalışmaya başladığından beri Tae Jun ‘u göremez olmuştu . Sadece şirket dedikodularından Tae Jun ve Kim Mun ile ilgili haberler alıyordu. Young Jae ise bu durumun farkında muzipçe planlar yapıyordu.

*******************************************************************************

Por Una Cabeza – Carlos Gardel

Akşam Young  Jae baskı yapıp Hae Min ‘i zorla bir dans kursuna götürdü. Hadi ama bak bir partnere ihtiyacım var. Yalvarmalarına karşı gelemeyen Hae Min hazırlanmış dans partnerini bekliyordu. Oldukça yakışıklı dans hocasına Young Jae’ nin birazdan geleceğini anlatırken odaya Tae  Jun girdi. Telefonda konuşuyordu.

‘’Hadi Young  Jae ben geldim sen neredesin . Ne gelmiyor  musun . Beni bu tuhaf yere çok önemli diye çağırdın ve gelmiyor musun?   Seni elime geçirirsem bütün kemiklerini kıracağımdan emin olabilirsin’’  diye bağırdıktan sonra telefonu Young  Jae’ nin yüzüne kapattı. Tam geri dönüp gidecekken de Hae Min ‘i gördü. Beyazlar içerisinde çok güzel görünüyordu. Hoca ‘’ madem partnerin yok o zaman senin partnerin ben olurum ‘’dedi.

Hae Min hiç gerek yok ben zaten Young  Jae için geldim . Madem o yok giderim demek üzereydi ki  Tae  Jun  ‘’Gerek yok . Onu partneri ben olurum’’ dedi. Dans hocası Tae Jun ‘a özel ders vermişti. Ne kadar yetenekli olduğunu biliyordu.’’  Ben olsam daha iyi olur siz çok iyisiniz . Hae Min size ayak uyduramayabilir’’ dedi.

Tae Jun işime ne karışıyorsun diyen bakışları ile ‘’  evet biliyorum ama onunla daha iyi öğrenebilirim’’ dedi.  Hoca mesajı almıştı. İşlerine karışmadı ve onları yalnız bıraktı.

Hae Min ile Tae  Jun tek kelime konuşmadı. İkisinde içinde bulundukları tuhaf durumdan dolayı şaşkındı. Saatlerce kendilerini müziğin ritmine bırakıp dans ettiler.  Hae Min bu kadar iyi dans eden biriyle sanki uçuyormuş hissine kapıldı. Tekrar ve tekrar dans ettiler. Elleri ellerinde,  gözleri gözlerinde tek kelime konuşmadan. Tek söz söylemeden sadece birbirlerine bakarak , dokunuşları ve nefesiyle Tae Jun , Hae Min ‘ e ilk defa bu kadar yakın , ilk defa her şeyi unutmuş bir şekilde dans etti.  Bulutların üzerinde gibi Hae Min in ayakları yere hiç değmedi. Belini saran güçlü bir kol , eline sımsıkı tutunmuş bir el ve gözlerinden öteye hiç ayrılmayan bir çift göz . Müzik hiç durmadı , onlar hiç yorulmadı sanki bir peri masalında gibi ritme ayak uydurup , etrafı saran pembe bir bulut kümesinin üzerinde gibi usul usul hareket ediyorlardı.  Ve içlerinden biri zaman dursun diye dua ediyordu. Geçip giden dakikalara kızıyor , saatlere sövüyordu. Zaman akıp gitme işte , dur bu mutluluk anında sonsuzlukta hapsol . Duracaksan işte hayatımın en güzel dakikalarında dur. Bu saadet ellerimden uçup gidecek neden bu kadar zalimsin . neden mutluluğumu da alıp gidiyorsun sen su gibi akarken benim sevincimi de o suyla birlikte götürüyorsun.

Ne kadar dilerse dilesin zaman akıp geçti, saatler gece yarısını vurduğunda Tae Jun , Hae Min ‘i evine getirdi.  İçeri girdikten sonra Hae Min kendini yatağa attı ve yüz üstü yattı . Yüzünü yastığa gömmüş bir şekilde aman tanrım dedi.

Hye Jin i aradı ve hemen konuşmam gerekiyor dedi. Uykulu Hye Jin ‘’ Ne var ne oldu kötü bir şey mi hasta mısın hemen geleyim’’  dedi.

Hae Min’’ Yok gelme ama beni dinle tamam mı .’’

Hye Jin ‘’ Peki ‘’dedi.

Hae Min ‘’ Ben galiba aşık oldum ‘’ dedi. Bu gerçekle yüzleşmekten korkuyordu . Heyecanlı kalbi deli gibi atıyordu.

Hye Jin ‘’ ee bunu zaten biliyorum sen Jon Won ‘ a aşıksın beni bu yüzden mi uyandırdım .’’

‘’ Hayır ben Jon Won’ dan bahsetmiyor diğerinden bahsediyorum kalbimi aklımı karman çorman edenden .’’

Hye Jin in uykusu birden açıldı ’’  Kim o ‘’ dedi

Hae Min ismini söylemeye cesaret edemedi. Sanki söylese ona aşık olduğunu kabul etmiş,  bu gerçekle yüzleşmiş olacaktı ama cesareti yoktu sanki en yakın arkadaşına değil ona söylemek gibi geldi. Bu utanç vericiydi.

‘’ O adam… o adamla,  ben onu ilk kez bir asansörde gördüm. Sonra kavga ettik , bir keresinde bana başka bir adamı tavlamam için yardım teklif etti. İşte o adamı seviyorum. ne kadar saçma ,o adam ve ben imkansız ama onu düşünmeden edemiyorum.  Ve onu öpme fikri bile beni yakıp geçiyor . İçin için yanıyorum dedikten sonra konuşmayı bitirdi. Kapı çalıyor ‘’dedi . Telefonu kapattı .

Hye Jin ‘’ Dur bekle ‘’ dediyse de telefondan o bip sesi gelmeye başladı. Hye Jin merakla kim ki bu dedi Hae Min hem Young Jae ile hem de Tae Jun ile ilk kez asansörde karşılaşmıştı. Her ikisiyle de ikinci karşılaşmasında kavga etmişti. ve her ikisi de ona bu teklifi yapmıştı . ama öpmek işte bunu şimdi hatırladı Young Jae ile böyle bir şey yaşamamış mıydı . Galiba doğru cevap Young jae .  Hye Jin bunu idrak ettikten sonra bir daha uyuyamadı. Artık ne yaparsa yapsın uyumasının imkanı yoktu.

Perhaps Love 如果·愛

Hae Min kapıya baktı karşısında Tae Jun vardı . ‘’ Gidemedim ‘’ dedi.

Hae Min ne söyleyeceğini bilmiyordu . Tae Jun içeri girdi sonra konuşacak gibi oldu ama ne demesi gerekiyordu . Bu dans olayı çok kötü olmuştu işte , neden geldim buraya hay Allah duygularıma kapıldım eve gitseydim şuan bu salonda bu acayip durumun içinde kalmazdım . Sonra ‘’ Ben gitsem iyi olur’’  dedi ve kapıya yöneldi.

Hae Min neden geldi neden gidiyor bu diye kafa patlatırken onu yolcu etmek için kapıya yöneldi. Tae Jun kapının önünde durdu sonra arkasını döndü ve Hae Min i kolundan yakaladı . Artık çok geçti . Kendi ayaklarınla geldin ama kendi ayaklarınla gidemiyorsun Tae Jun dedi içinden ve kızı öpmeye başladı. Öyle tutkuluydu ki ve öyle güçlü sarıyordu ki bu kollar Hae Min istese de kurtulamazdı , istediğinden bile emin değildi. Şoka girmiş gibiydi. Tae Jun ise onu çölde günlerce susuz kalmış bir insanın suya kavuşması gibi öpüyordu tutkulu , aralıksız , delice bir açlıkla. Sonsuz bir gibi gelen saniyeler içinde Hae Min bu öpücüklere karşılık verdi. Kollarını Tae Jun a dolamış saçlarını okşarken zihni bomboş sadece o anı yaşıyordu. Ve dudakları hafifçe aralanıp usulca ayrıldıktan sonra ne yaptım ben diyebildi içinden. Tae Jun a bakıp yaptığına pişman olmuştu. Hae Min şimdi bunu düşünemem dedi içinden. Hayır şimdi olmaz. Yaptığıyla yüzleşecek hali yoktu. Tae Jun ise ondan daha beter bir halde düşündüğü her şeyi terk etmiş , yapmayacağına söz verdiği her şeyi geride bırakmış gibi hissediyordu . Hiçbir şey söylemden evden ayrıldı. Hae Min yatağına yatmış düşüncelerden delirmek üzereyken . Bunu yarın düşünürüm dedi şimdi olmaz yarın . Tae Jun ise eve giderken çok mutlu havalarda uçarak artık duygularıyla yüzleşmiş ve rahatlamıştı. Yepyeni planlar içersinde hayalinde yeni bir  hayat kuruyordu.

şair ne de güzel söylemişti.

Ben gedâ sen şaha kul olmak yok amma neyleyim Ârzû sergeşte-i fikr-i muhal eyler beni (Fuzulî)
Benim gibi bir dilencinin senin gibi bir padişaha kul olması uygun değil ama; ne yapayım ki, aşk ve arzu beni olmayacak düşüncelerin vadisinde şaşkın şaşkın dolaştırıp duruyor.

N OT: artık finale yaklaşıyorum bu sebeple siz kimleri destekliyorsunuz kiminle kim olsun artık yorumlarınız alayım 🙂

11 thoughts on “SONBAHAR ESİNTİSİ 11. BÖLÜM

  1. Uzun ve çok güzel bir bölüm olmuş ellerine sağlık (:

    Kötü adam ortaya çıktı ama erken mi deşifre oldu o ne? Zaten Jon Won kuzusuna kollarımda yer ayırdıydım ben içim rahat o sebeple (: Alıştım acı çeken adamların aşık hallerine ^^

    Hae Min ve Hye Jin aynı duyguların esiri savrulup duruyorlar. Neyse ki savruldukları her yerde bir cennet hurisi (:

    Young Jae kendi derdine yanmak yerine çift baş göz eden nineler gibi davranmayaydı iyiydi (: Kuzum hepsi benim mod on ana çok şık dururdu adasdasada 😀

    Young Jae’ye ömür boyu mutluluk yazmanı ve Tae Jun’a dert sende derman bende demek istiyorum ^^ Yalnızlıktır baki kalan (Piii Anlatım bozukluğuna kadar yolu var 😀 Cümleye bak)
    Neyse Jon Won’dan gelecek şık ve seri hareketler bekliyorum .

    • daha kötülerim çıkmadı ortaya giriş kısmı bu he he 🙂

      evet ya bu kızlar çok şanslı mı ne 🙂

      young jae kötü adamlara döndü muahha 🙂

      tae jun dertlenmesin be ben üzülürüm ama bilemiyorum ona acı çektireceğim galiba 🙂

      • Kötü adam hallerini yerim ben onun 😀 Sevdiği kadının yakınlarında dolaşan adama anca filmlerdeki kötü karakterler gibi bakıyor 😀 Çocuk ne bilsin bu dünyadan bir Erol Taş geçti 😀

        Tae Jun dans ederken aklımda fazla belirgin göründü asker dönüşü böyle bir dizi çekimi bekliyorum artık sen de yazdın Koreli senaristler bu tüyoyu kaçırmazlar (:

  2. bu bölüm atağa geçti tae jun oh sonunda ama önce gifi görünce ben okumadan ooo fena sahneler geliyo dedim de bizimkiler utangaç çıktı iki kelam etmeden ayrıldılar:) ama çiftler belli oldu herkes duygularını belli etti:)

    hye jin sanki hafiften kıskandı telefonda bana öyle geldi:) onun birde sevdiği var evlerden uzak nasıl bir adammış.. hye jin akıllı kız aslında nasıl tanıyamadı ki:) benim bildiğin k-dramalarda adam sevdiğini korur suçu sevdiğinin üstüne atmaz.. ama young jae şövalyelik yaptı:) bizim çapkın çocukta ne hünerler varmış:)

    jon won’da çok tatlı bir karakter ona da bi güzellik yaparsın artık yeni bir melek bulması gerek:)

    ben bütün karakterleri sevdiğim için final ne olursa mutlu olurum şahsen:) ama normalde kendini beğenmiş adamları severim bu hikayede ise jon wok ve young jae’in romantik ve sempatik halleri çok hoşuma gitti:) Bir tık önde diyebilirim:P

    normalde dizi, film olsun hikaye olsun fazla romantik, köşede duran adam sevmiyorum ben ama bu karakterler tam öyle değil romantiklik kıvamında ondan sevdim sanırım:)

    bir de erkek dediğin duygularını içinde saklamayacak çok utangaç olmaya gerek yok.. tae jun orada biraz kaybediyor biraz duygularını belli etse benim gönlümde yeri farklı olur:P

    teşekkürler:)

    • sondan başa tae jun utangaç değil sadece bir sebepten uzak duruyor onu da açıklayacağız yoksa oooo 🙂

      bir şeyler belli oluyor ama daha var . hye jin aşık değil ama hoşlanıyor bu yüzden sevdiğinin kusurları görmemiş gözüne gözüne soktuk 🙂

      jon won için güzellik yaparsam yeni melek olmaz o eskisi olur he he 🙂

      evet fazla romantik karakter yok . hele young jae garibim bunun zerresini alamamış ki 🙂 tae jun desen zorlama romantik aşka geliyor işte . ama jon won romantik bak çocuğun içinden romantzim ağacı çıkacak 🙂

      ellerine sağlık .

  3. 10.bölümü okurken yeni bölüm geldi,şaşırdım.Çok geç kalmışım.Ama iki bölüm üst üste okumak çok hoş oldu:D

    Bu bölümde taşlar biraz daha yerine oturdu ve bence çok daha güzel oldu.Hye Jin ve Young Jae’nin hikayesi de ilerlemiş bu iki bölümde.Hye Jin’in o hoşlandığı adam ne pis çıktı.Ama kötü adam bu değil sanırım;yanlış mıyım?

    Ama Tae Jun sonunda beklediğim atağı yaptı.Çok sevindim.Young Jae olmasa yapacağı yoktu ya,neyse:D Bu hikayede Tae Jun şimdiye kadar pek mutlu olmadı.Artık mutlu olsun Hae Min’le(Evet istiyorum;mutlu mesut olsunlar,bir yastıkta kocasınlar:D)
    Final de de Jon Won’a da bir iyilik yaparsan şahane olur:D

    Bu bölüm uzun ve çok güzeldi.Hem diğer bölüm için hemde bu bölüm için ellerine sağlık:D

    • hye jin ile young jae nin hikayesi ilerliyordu ama ben bölümlerde vermedim baktım young jae kötü adam durumuna düşecek açıkladım ikiliyi 🙂

      yanlış değilsin kötü adam bu değil .

      tae jun , young jae nin tuzağına düştü ve kaçamadı iyi oldu böylesi galiba 🙂

      tepkiler aynı tae jun mutlu olsun jon won a güzellik yap ama güzellik yaparsam sizi üzebilirim 🙂

      yorumuna sağlık . bu bölümde uzundu iki bölüm ard arda okumuşsun valla bravo 🙂

  4. sonunda gelebildim! bu bölüm harika olmuş, hem uzun hem de dolu dolu. young jae yavrum benim yaa! “niye kötü adamlar gibi viski içip duruyorum, benim jön olmam gerekirdi” asakjsakjsajskj 😀 😀 lee wong kim ulan, nerden çıktı bu çalı süpürgesi diyordum ki gereksiz ve kötü bir adam olduğu ortaya çıktı, hye jin ona karşı olan duygularından çabuk vazgeçti allahtan… young jae’nin iş adamı havaları da çok karizmatikti, vuuuuu, bebeğim benim! 😀

    tae jun-hae min ikilisini başından beri destekliyorum ^^ o gif’i de ne güzel bulmuşsun öyle, cuk oturmuş! ikilinin dans sahnesini çok romantik anlatmışsın, bayıldım! artık ikisi de duygularını anladı, ama umarım hye jin’in yanlış anlamış olması durumu karıştırmaz :S

    ellerine sağlık canım ^^

    • hoş geldin sefalar getirdin gözlermiz yollarda kaldı 🙂

      young jae süper bir kişilik zaten bebem benim 🙂

      ya ben senin gibi yapmıyorum karakterlerimi üzmüyorum gif gerçekten çok iyi oldu 🙂 dans sahnesini çok önceden yazmıştım elimde böyle kısımlar olması iyi oldu bölümü kurtardım he he 🙂

  5. oyy hassas noktamdan vurdu beni bu bölüm yaa, tango dans romantizm.. dans ettikleri sahne çok çok güzeldi, tango gibi romantik bir iletişim yoluyla birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini anlamaları çok güzel olmuş eline sağlık kuzum 🙂

    young jae bu bölümde oyları topladı valla, o kazanova gitti yerine aklı başında adamakıllı bi çocuk geldi 🙂 hele hye jin’i kovulmaktan kurtarması çok klas bi hareket oldu valla aferin kuzuya 🙂 hye jin de o wong denen adamın ne mal olduğunu anlamış oldu iyi bari 🙂 şimdi sıra hye jin’de, bi şekilde young jae ile arasını düzeltmesi lazım 🙂

    ben ilk bölümden beri tae jun’un tarafındayım, tae jun forever 🙂 tae jun- hae min young jae-hye jin çiftleri çok yakışıyorlar 🙂 jon won kuzum da bu hikayenin mağduru oluyor bu durumda ama napalım kader 🙂

    • bu sahne ilk yazdıklarımdandı dokunmadım o yüzden bende severim dans sahnelerini .

      sonunda young jae nin yanlış imajını kurtardık oh be 🙂

      hahahah jon won kurban mı oldu acaba 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s