SONBAHAR ESİNTİSİ 15.BÖLÜM ”FİNAL”

” BİR PARÇA MUTLULUK”

Seni öyle sevdim ölürcesine 
Tanrının yazdığı şiircesine 

Cat STEVENS – Lady d’Arbanville

Bir yıl sonra  bir sonbahar günü….

Tae Jun uçaktan inince şimdi anlıyorum toprağı öpmek isteyenleri dedi. Daha önce yıllarca bu ülkeden uzak kalmıştı ama hiç biri bu kadar koymamıştı işte. Hiçbir zaman bu kadar özlememişti. Burnunda tüten içini sızlatan bu ülke miydi yoksa sevdiği kadın mıydı bilemiyordu. Tek emin  olduğu şey şimdi çok mutlu olduğuydu. Her şeyi düzene oturmuştu. Şirkette de çalışmayacaktı artık bu işler ona göre değildi. Hoşlanmıyordu. Şimdi kendisine yapacak bir iş bulana kadar işsiz fakat özgür bir adamdı.

Hae Min telaşla telefonda Hye Jin ‘e pasaportunu unuttuğu masayı  tarif ediyordu masanın  üstünde çabuk ol. Uçak kalkmadan yetiş lütfen.  Nasılda dalgındı. Her şeyi tekrar tekrar kontrol etmişti ama pasaportunu unutmuştu. Şirketi için yurt dışında ki bir firma ile görüşmeye gidiyordu. Hae Min arkadaşının pasaportu yetiştirdiğini öğrenince hızla koştu geliyorum bekle diyerek çıkışa doğru koşarken biriyle çarpıştı. Hye Jin de aynı anda koşturuyordu . Uçağın kakmasına çok az kalmıştı. Hae Min elinden düşenleri toplamak için eğildiğinde Tae  Jun ile yüz yüze geldi. İkisi birden gülümsemeye başladı.  Hye Jin gördüğü bu manzara karşısında afalladı . Pasaportu çantasına koyup artık gerek kalmadı dedi. Uçak havalandı ama Hae Min içersinde değildi. Eve giderken ılık bir sonbahar esintisi sardı etrafını sonra bir mutluluk kokusu …

Hae Min yurt dışına gitmediği ve iş yerine bir açıklama da yapamadığı için kovulmuştu. Madem işsizsim diye geç saatlere kadar uyumayı planlarken Tae Jun kapısına dayanmıştı. Hae Min kapıyı açıp yatağına yattı,  Tae Jun da içeri girip Hae Min in yatağına girdi. Hae Min şaşkınca hey ne oluyor diyecek oldu. Tae Jun onu susturdu. ‘’Baksana bu kadar uyunur mu hiç .’’

Hae Min’’ senin yüzünden işsiz kaldım uyumayıp da ne yapacağım ‘’dedi.

Tae Jun ‘’gel beraber çalışalım .’’

Hae Min ‘’ yönetici asistanlığı  mı kalsın senin kölen olmaya hiç niyetim yok. ‘’

Tae Jun ‘’hayır ‘’dedi ve ona sarıldı ‘’kölem olacaksın ama bu iş yerinde olmayacak inan bana tatlım buna gönüllü olacaksın.’’

Hae Min ‘’çıldırmışsın sen diye bağırdı.’’

Tae Jun ‘’evet ama bu senin suçun’’

Sonra Tae Jun ‘’şşı uykum var’’  dedi, Hae Min elini dudaklarına koyup sessiz işareti yapan Tae’ ye hayran hayran baktı , o parmak gibi dudaklarına dokunmak istedi .

Tae Jun   gözler kapalı  ‘’ağzının kenarındaki suyu sil şimdilik sadece uyuyacağız ‘’dedi  ve  kıza daha sıkı sarıldı .

Hae Min ‘’ gulyabani olmalı ‘’dedi .Aklımı bile okuyor gözleri kapalı hem de.

Tae Jun  kızı kendine çekti.  göğsü sıcacıktı. Hae Min onun Göğsüne kafasını koymuş kolları arasında sıcak.

Tae Jun’’ istifa ettim artık meteliksizin biriyim’’ dedi.’’ Yine de beni istiyor musun’’

Hae Min’’ evet ‘’dedi.

Tae Jun’’  Param yok . Neden ben . Artık züğürdün biriyim .Beni neden isteyesin ki.’’

Hae Min ‘’ çünkü çeyrek asırda ilk defa böyle mutlu oldum. Bir çeyrek asır daha yaşar mıyım bilmiyorum. Bu duyguyu bulur muyum bilmiyorum.’’

Sora hamile kalınca Kadimle geri dönmeye karar vermişlerdi.  Sora , hae min ‘e gitme nedenlerini anlatıyordu ‘’Kadim çocuğumuzu kendi ülkemizde yetiştirmek istiyor.’’

Kadim ‘’  Sano  küçük Kadim ‘i kendi gibi romantik yetiştirir müstakbel damadımın yanında olup onu yetiştirmeliyim değil mi .’’ dedi o güven veren gülüşü ile.

Hae Min kafeyi bana devretsenize dedi. Bu fikir çok hoşuna gitmişti . Kadim ve Sora da bundan hoşlandı sonra hummalı bir hazırlıkla Hae Min kafeyi devraldı. Tae Jun ile birlikte işleteceklerdi.

Tae Jun ” tabelayı değiştirmiyor muyuz ”dedi.

Hae Min ”hayır kalsın Kadim ‘in Yeri çok güzel bir isim ama belki altına Güzin abla diye ekleme yaparız ”dedi. Tae jun bir şey anlamadı Hae Min ise kendi kendine gülüyordu. Garsonlar için değişen hiçbir şey yoktu. Hae Min ile Tae Jun da Sora ve Kadim gibi durmadan didişiyordu.

*************************************

Frank Sinatra – Fly me to the moon

Young Jae sonunda bulmacasını çözmüştü. Neden Hae Min i öpmediği halde o kadar heyecanlandığını çözmüştü. Suçluluk hissinden böyle olmuştu. Bu heyecanın sebebi onun kendisine yasak olmasıydı. Şimdi içi rahatlamıştı. Evet onu seviyorum yanımda olsun istiyorum dostlarını kıskanıyorum ama bu aşk değil ben Hye Jin e aşığım Hae Min ise paylaşmak istemediğim kardeşim gibi. O  çok kıymetli bir dost. Young Jae ‘nin ona sevgisi de bundan ibaretti.

Tae Jun’ a  bir gün şunları söyledi ‘’ bir keresinde nerdeyse onu öpüyordum biliyor musun . hatta ona Aşık olduğumu sandım ama sonra bunun sebebini anladım” dedi.

Tae Jun eğer ona aşık olsaydın seni geberttirdim diyerek güldü.

Young Jae eğer öyle olsaydı onu sana bırakır mıydım diye karşılık verdi Young Jae. ikili şakayla karışık  bir birlerine vurmaya başladığında kafedekiler onlara tuhaf tuhaf bakıyordu.

*****************************************

Young Jae , Hye Jin’ i bir türlü evlenmeye ikna edemiyordu.   Sürpriz nikah hazırlamış kızı nikah salonuna bir bahane ile götürmüştü. Olanları anlayan  Hye Jin şaşkındı .

Young Jae’’ kimlik bilgilerine ulaşamam  mı sandın benim şirketim de çalışıyorsun.’’

Tae Jun ve Hae Min vardı bir tek nikahta .’’ Şahitler yeter  ‘’dedi  Young Jae ‘’sana muhteşem bir düğün yapacağım ama kaçmaman için önce nikah kıyacağız . ‘’‘’Nikahtan sonra balayına gidiyoruz.’’

Hye Jin ‘’hani düğün?  düğün olmadan balayı olmaz ‘’

Young Jae  ‘’tamam dönünce yaparız ‘’.

Tae Jun,  Hae Min ‘e  ‘’ acaba balayına nereye gittiklerini öğrendiğinde nasıl tepki verecek. ‘’

Hae Min  ‘’tabi ki şoka girecek .’’

Tae Jun ‘’ ona üzülmüyor musun’’

Hae Min’’ hayır hem de hiç.’’ Derken sırıtıyordu.

Young  Jae,   Jon Won  iş teklif etti . Tae Jun’ un yerine işlerin başına geçmesini istedi . Dayak yese de işlerde iyiydi Jon Won.   Young Jae bu fırsatı kaçırmak istemiyordu . Tae Jun ‘un yerine geçebilecek güvenilir birine ihtiyacı vardı. Jon Won da zaten uzaklaşmak istiyordu . Tam da zamanında böyle bir iş fırsatı kaçmazdı yalnız Young  Jae ‘nin ona böyle bir iş teklif etmesinin altında bir bit yeniği olduğunu düşünmeden de edemiyordu.

*****************************************

Su Ri , ‘’ duydun mu anne  bizimkiler aşık olmuşlar. Geçen şirkete gittiğimde herkes bu konuyu konuşuyordu. Dedikodular almış başını gitmiş. Galiba yakında düğün var’’ dedi kıkırdayarak.

Yaşlı kadın ‘’ne diyorsun sen. Olur mu öyle şey. Bizim onayımız olmadan kesinlikle olmaz. Hem kimlerdenmiş,  bilmemiz lazım bize denkler mi.’’

Su Ri ‘’ aman , kaldı mı öyle şeyler . artık aşk yetiyor gerisi yalan’’ dedi.

Kadın ise  genç kızının aklı başında hallerinden sıkılmıştı. ‘’Öyle şey olmaz Su Ri aşk yeterli değildir. Kim demiş bunu. Eğer uygun değilse ben izin vermem ‘’dedi.

Yaşlı adam sabahtan beri dinlediği muhabbete artık dayanamadı.’’ Sus bakalım gelin’’ diye köpürdü. ‘’Aşk zaten çok zor bir iş. Gençler yeteri kadar zorlukla uğraşıyorlardır. Eğer mutluluğu bulmuşlarsa onları rahat bırak. Aşka karışmak kimsenin haddine değildir bilesin. ‘’

Dede’’  gençlerin zaten bir sürü sorunu ,onlar daha kendileri bu işin içinden çıkmamışken siz ne karışıyorsunuz . onları yalnız bırakın hayatlarına karışmaktan da vazgeçin. Kimsenin böyle bir hakkı yok. ‘’ diye devam etti.

Kadın bozulmuştu ama söyleyecek sözü de yoktu’’ hep sen böyle yapıyorsun baba bak bu kızı da tek başına yaban ellere gönderiyorsun. Onları hep şımartıyorsun’’ dedi.

Su Ri dedesine sarılıp benim canım dedem sen olmasan ben ne olurdum dedi. Kadın bana inat yapıyorlar diye suratını buruşturup gitti.

Jashn-E-Bahaara – Jodha Akbar 

Su Ri  heyecanla bavulunu toplarken yeni hayatının düşlerini de aynı bavula diziyordu. Çok mutluydu eğer dedesi onun yanında olmasaydı hayatta gitmek için izin alamazdı ama yaşlı adam öyle anlayışlıydı ki torununa kıyamamıştı işte.  Genç kız hava alanında sevdiklerinden vedalaştıktan sonra içine anlamsız bir hüzün düştü . fakat koltuğuna oturunca uçakta her şey yine toz pembe oldu.  Yanında ki adamda pek suratsız duruyordu.

Jon Won, Young Jae  ile yaptığı iş anlaşmasından sonra uçakta oturmuş yapacaklarının düşünüyordu sonra iş meselelerini bırakıp orada bulacağı güzel kızları hayal etmeye başladı yüzünde muzip bir sırıtış vardı. Yanına oturan genç kız eşyalarını yerleştirirken baya patırdı çıkarmış hayallerini ve keyfini kaçırmıştı.  Üstelik hiç susmadan konuşmaya başlamıştı.

Elini uzatıp ‘’merhaba benim adım Su Ri ilk kez  yurt dışına gidiyorum ,çok heyecanlıyım ,sen nereye gidiyorsun?’’

Jon Won nereye mi gidiyorum bu uçak nereye gidiyorsa oraya, ne saçma soru bu diye iç geçirdi.

ama Su Ri aralıksız devam ediyordu ‘’  ha ben on dokuz  yaşındayım sen kaç yaşındasın’’  gayri resmi konuşuyordu. ‘’ yaşlı durmuyorsun, zaten ben resmi konuşmaları hiç sevemem. Okumaya gidiyorum biliyor musun üniversiteyi orada okuyacağım, burada kazanamadım ama olsun orası çok güzel olmalı . ah neler yapacağım neler özgürüm artık . biliyor musun sen rain e çok benziyorsun.’’

Jon Won dır dır konuşmasından boğulacakmış gibi hissediyordu . artık yeter diye bağırmak geçti içinden ‘’ bakın agaşhi ben rain e benzemiyorum o şebeleğe beni nasıl benzetirsiniz’’ dedi.

Su Ri bozulmuştu ‘’ne şabeleği be . hem o senden daha yakışıklı sende ‘’ dedi. Anlaşılan küsmüştü.

oh iyi dedi Jon Won rahatlamıştı .  Yolculuk boyunca Su Ri devamlı yemek yiyordu Jon Won buna hem hayret etti hem de tuhaf buldu. ‘’Baksana çok yemiyor musun ‘’dedi.

Su Ri ‘’boş versene can boğazdan gelir ‘’dedi.

Durmadan Jon Won a da bir şeyler ikram ediyordu. Jon Won da her defasında yüzünde bir küçümseme reddediyordu fakat Su Ri çantasından bir şeyler çıkarmaya devam ediyordu .’’’ Yurt dışına mı çıkıyorsun yoksa savaşa mı gidiyorsun ne bu stok .’’’

‘’’ ya orada bulamayacağım şeyleri aldım sadece . ‘’’

Jon Won oteline geldiğinde çok yorgun hissediyordu. Bu uçak yolculuğu fazlasıyla uzundu üstelik o kız bu yolculuğu iki kat uzun hale getirmişti. Yatağına yatıp güzelce uyumak için hazırlanıyordu ki telefonu çaldı.

Young Jae ‘’ nasılsın ?  yolculuk nasıldı ?’’

Jon Won ‘’ çok yorgunum yolda hiç uyuyamadım eğer söyleyecek önemli bir şeyin yoksa hemen yatacağım dedi.

Young Jae ‘’ neden uyuyamadın ki onca saat ?

Jon Won ‘’ çünkü yanımda hiç susmayan biri vardı üstelik ona cevap vermediğim halde benim yerime de cevap verip yol boyunca kafamı şişirdi. ‘’ bunları anlatırken Su Ri nin en sevdiği film ile ilgili anlattıkları geldi aklına ah kafamdan çıkmıyor sesi diye inledi. Kafasını duvarlara vurmak istiyordu.

Young  Jae ‘’ neyse seni fazla tutmayayım . kuzenim yani Tae Jun ‘un kardeşi yurt dışında okumaya gitti. Seninle aynı otelde kalıyor lütfen ona göz kulak ol .sana güveniyorum dedi ve telefonu kapattı.

Jon Won dur ne diyorsun diye itiraz edecekken telefonun yüzüne kapanmasıyla kala kaldı. O kadar yorgundu ki tekrar arayıp kızıp bağırmaya bile hali yoktu.

Young Jae telefonu kapatıp sırıtırken . Hye Jin ‘’ neden ona önce söylemedin . bu gün Su Ri ‘yi yolcu ederken aynı uçakta olacaklarını biliyordun dedi.

Young Jae ‘’çünkü canım birini itiraz etmesini istemiyorsa ona fırsat vermemelisin emrivaki yaparsan itiraz edemez. ‘’

Hye Jin ‘’çok kötüsün biliyorsun değil mi ‘’ dedi.

Young Jae aynı sırıtışla  ‘’ ne oldu canım ilk aşkını bu ülkeden uzaklaştırdığım için kızgın mısın bana’’

Hye Jin,  Young Jae’ nin kafasına koca bir yumruk indirdi. Pis şey diyerek uzaklaştı. Young Jae de elini acıyan kafasına koymuş ‘’kimseye iyilik etmeye gelmiyor artık hiçbir şeye karışmayacağım’’ dedi.

****************************************************

Jon Won uyku sersemi kalkıp Young Jae’ nin ona söylediği odaya gitti. Kapıyı çalarken bir bu eksikti şimdi de bebek bakıcısı olduk diye sövüyordu. Kapıyı açan Su Ri ‘yi görünce iki kez lanet etti kaderine.

Su Ri mutlulukla onu içeri sürükledi ‘ ah bir bilsen ne kadar sıkılmıştım . nerden bildin burada kaldığımı .

Jon Won yeni tanıdığı adamı odasına alıyor bu kızın gerçekten bir abiye ihtiyacı var dedi içinden .  Sonra da Su Ri’ ye durumu anlattı.

Kız dinledikten sonra ‘’ kusura bakma ben burada özgür olmak için bir sürü plan yaptım bakıcıya ihtiyacım yok’’ dedi.

Jon Won ‘’bende hiç meraklı değilim ‘’dedi. Tam gitmek üzereydi ki yatağın üzerindeki gece elbisesini ve topuklu ayakkabıları gördü ‘’ bunlar ne ‘’ dedi.

Su Ri ‘’ diskoya gidiyorum,  alemlere akacağım’’ dedi.

Jon Won bu kızı tek başına bırakırsa ailesine ne derdi. Eğer başı belaya girerse Young Jae sana güveniyorum demişti  sonra Tae Jun ‘a can borcu vardı ah bu adam bunu kesin bilerek yaptı diye düşündü.’’ Bende seninle geliyorum’’ dedi.

Su Ri ‘’olur ‘’ dedi umursamadığını belli ederek. Kız elbisesini giymek için banyoya gittiğinde Jon Won yatakta oturmuş esnemekle meşguldü. Su Ri geri geldiğinde Jon Won’ u uyurken buldu.  Uyandırmaya kıyamadı . uyurken ne kadar yakışıklı duruyordu. Su Ri yatağın üzerine oturdu ve Jon Won u izlemeye başladı nefes alışlarını takip ediyordu üzerine bir örtü örttü çok geçmeden onu izlerken Su Ri de esnemeye başladı sonra başı yavaşça  Jon Won ‘un göğsüne düştü . Jon Won kollarıyla kız bir ahtapot gibi sardı . ikili öyle sarmaş dolaş uyudu…

Bir hikayenin daha sonuna geldik okuyan , yorumlayan destekleyen herkese çok teşekkür ediyorum . sayenizde bende sıkılmadan yazdım bu süreçte çok eğlendim. şimdilik finale Geldik ama beni biliyorsunuz her an bir ekstra ile gelebilirim , gelmeye de bilirim garantisi yok.  ama nedense karakterlerimin hikayeleri benim için hiç bitmiyor. uzun süre yazmam sanırım sadece  one shotlar olur ondan sonra yarım kalan diğer iki hikayemi yazmak istiyorum Eğer burada olursanız mutlu olurum.  Bu hikaye benim için özeldi ilk yazdığım hikayeydi bazı yerlerine ekleme yaptım ama sahneler genelde ilk yazdığım hali ile yayınlandım . sürçü lisan ettimse affola .